» Nallıhan  » Osmanlı Vezirleri
Osmanlı Arşivinde Nallıhan



 

Osmanlı Arşivinde Nallıhan

 
Mesut Şener, NALLIHAN Kitabı Yazarı
 
Arşivlerde, Nallıhan hakkında Osmanlı dönemi tarihini araştırmak için; Tahrir defterleri, Vakıf kayıtları, Şeriye sicilleri ve Ankara Vilayeti Salnameleri gibi belgeler bulunmaktadır.
Bu belgeler sayesinde ilçenin cumhuriyet dönemi öncesine ilişkin coğrafi, tarihi, iktisadi ve toplumsal yapısı hakkında bilgi edinmekteyiz.
Nallıhan’la ilgili Osmanlı arşivinden günümüze ulaşan en eski yazılı belgeler Tahrir defterleridir. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğünde bulunan 1487, 1521 ve 1530 yılına ait Hüdavendigar Vilayeti Tahrir Defterleri ile bu defterlerin sonuncusu olan Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşivinde bulunan 1572 tarihli Bursa Tahrir Defteri ve Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivinde bulunan 1613 tarihli 585 no’lu defterdeki Nasuhpaşa Vakfiyesi incelendiğinde Nallıhan hakkında pek çok bilgiye ulaşmaktayız.
 
Tüm bu belgeler incelendiğinde görülüyor ki; Nallıhan, Nasuh Paşa Kocahan’ı yaptırmadan öncede var ama bugünkü yerinde değil de, büyük olasılıkla Kayapınar Çiftliği yakınındaki şehir kalıntılarının olduğu yerdedir. Bu olasılığa Ankara Vilayeti Salnameleri ve ansiklopediler de yer veriyor. Kocahan´ın yapımıyla bugünkü yerine bir göç olduğuna kesin gözüyle bakılabilir. (Nallıhan´ın Tarihçesi´ne bakınız.)
 
Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Arşiv Belgelerinde NALLIHAN
1487 yılına ait Hüdavendigar(Bursa) Sancağı Tahrir Defteri
1487 yılına ait Bursa Sancağı Tahrir Defterinin 290 ve 319 arasındaki sayfalarından anlaşıldığına göre, Nallıhan Kasabasının merkez olduğu Karahisar-ı Nallı nahiyesi, karye (köy) statüsündeki 50 yerleşim yerinden oluşuyor ve nahiyenin tamamında toplam 832 ev ve 221mücerred (bekar) vergi mükellefi bulunuyordu.
 
1487 tarihli Bursa Tahrir defterinde Karahisar-ı Nallı Nahiyesine bağlı görünen köyler:(1)
 
1487 de Karahisar-ı Nallı Nahiyesine bağlı köyler
Acısu
Kavacık
Akçabayır
Kayalar
Aksu
Keçilü
Belenalan
Kendere
Beydili
Kethüda
Çayır
Kızılcaviran
Çeği
Kızılkuyu
Davudoğlan
Kızılöz
Depe
Kozca
Ebce
Körpeler
Erücek
Kuruca
Eymür
Miçan
Gazi
Mikail
Gölcük
Ormenos
Günşah
Osman
Harami
Oyumağacı
Hisarcık
Ozan
İshaklar
Sarukaya
İslamözü
Sobran
Kafiralanı
Sofular
Kara
Soku
Karacapınar
Sorka
Karadepe
Sürümlü
Karakozan
Ulu
Karaköy
Yemre
 
1521 yılına ait Bursa Sancağı Tahrir defterinin 171 ve 209 arasındaki sayfalarından anlaşıldığına göre, Nallıhan kasabasının merkez olduğu Karahisar-ı Nallı Nahiyesi, karye (köy) statüsündeki 49 yerleşim yerinden oluşuyor ve nahiyenin tamamında toplam 970 ev ve 627 mücerred (bekar) vergi mükellefi bulunuyordu. Bu rakamlara göre nahiyenin tamamında yaklaşık 5 500 kişi yaşamaktaydı. Önceki sayımla (1487) karşılaştırıldığında Karahisar-ı Nallı Nahiyesi nüfusunun 34 yıl sonra % 25 oranında arttığı görülüyor. Bu deftere göre nahiyenin tamamı Müslüman olarak kayıtlıdır.
1521 tarihli Bursa Tahrir Defterinde Karahisar-ı Nallı Nahiyesine bağlı görünen köyler bir eksiğiyle Sorka adlı köy hariç 1487 yılındakilerle aynı.” (2)
 
1530 tarihli 166 Numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Anadolu Defteri
1530 tarihli 166 Numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Anadolu Defteri’nde Hüdavendigar Vilayetine bağlı Karahisar-ı Na’llu Nahiyesine 53 köy ve 5 mezranın bağlı olduğunu görüyoruz. Aşağıdaki tabloda da görüleceği üzere köy sayısında ve köy isimlerinde bazı farklılıklar var.(3)
 
1530 da Karahisar-ı Nallı Nahiyesine bağlı köy ve mezralar 
  Köyler
 
Acıca
Kavacık
Acısu
Kendere
Akçabayır
Kethüda
Akkaya
Kızılcaviran
Aksu
Kızılkuyu
Ayagü
Kızılöz
Belenalan
Kovacık
Beydili
Kozca
Çay / Çayır
Körpeler
Çeği
Mikail
Çive
Ormenos
Dar
Osman
Davudoğlanı
Oyumağaç
Depe
Ozan
Dutağacı (Eyyübağacı)
Saçak
Erücek
Sarukaya
Gazi
Sobran
Gençlü
Sofular
Gevanşe
Soku
Gölcük
Sorka
Günşah
Sürümlü
Harami
Ulu
Hisarcık
Yemre
İshaklar
 
Kabalar
Mezralar
Kafiralanı
Aslıhan
Kara
Kayabükü
Karadepe
Sulucayer
Karahavran
Yusuf bin Gündüz
Karaköy
 
 
Tapu Kadostro Genel Müdürlüğü Kuyud-i Kadime Arşivinde NALLIHAN (4)
1572 tarihli 68 no’lu Mufassal-ı Liva-i Hüdavendigar Tahrir Defteri
Tapu Kadostro Genel Müdürlüğü arşivinde bulunan h.981/m.1572 tarihli 68 nolu Mufassal-ı Liva-i Hüdavendigar Tahrir Defterinin başından, 114. sayfaya kadar Nahiye-i Sivrihisar, 185. sayfaya kadar Nahiye-i Beğpazarı, 186. sayfadan kitabın sonuna yani  245. sayfaya kadar da Nahiye-i Karahisar-ı Na´llu yer almaktadır.
Nahiye-i Karahisar-ı Na´llu 3 mahalleden oluşur, zeamet türü vergi öder.
Nahiye-i KARA HİSAR-I NA´LLU
Karye (köy)
144
Mezra
17
Nehir
3
Çiftlik
9
Cemaat
1
(106 neferlik, aydın kişi topluluğu)
Şehir
1
Mahalle
3
3 Mahalle ve nüfus dağılımları:
Mahalle-i Cami-i Şerif  (nüfusu 48)
Nefer() (vergiye tabi kişi)
20
Hane (5 nüfuslu aile)
  5
Mücerred (bekar)
13
Ehl-i berat (5 nüfuslu devlet görevlisi)
  2
Mahalle-i Mescid-i Hüseyinler (nüfusu 49)
Nefer
17
Hane
  8
Mücerred
  9
Mahalle-i Yakuplar (nüfusu 81)
Nefer
29
Hane
12
Mücerred
16
Ehl-i berat
  1
Yetişen ürünler
Buğday
60 kile
Arpa
20 kile
Mahlut (Karışık)
20 kile
Üzüm, Bal , Meyve, Soğan, Pirinç.
2 tane de değirmen vardır.
 
1572´de Karahisar-ı Na´llu Nahiyesine Bağlı Köy ve Mezralar (5)
Abdiler
Düdükçükaşı
Kavacık
Şahinoğlu
Acıca
Eğri
Kayadibi
Şumlular
Acısu
Emre
Kendere / Cendere
Tekfurlar / Tekirler
Ağıllıca
Enginler
Kethüda
Timuroğlanları
Ahi
Erücek
Kızılca
Turfalar / Turkallar
Ahmedler
Eymür
Kızılcaviran
Tuzakçı
Akçabayır
Eyneler
Kızılkuyu
Tüysüzler
Aksu
Gazi
Kızılöz
Ulardı
Akyaka
Gencelü Mezra
Kiçibeğler
Ulu
Alan
Gölcük
Kozcular/ Kovancılar
Uzun-belen
Alibeğ
Gülüyaka
Kozlu
Ümmidler
Alpiler
Güneyyaka
Kozyaka
Vakıf
Arapköseler / İzzetkös
Günşah
Köseler
Viranlu
Arkudca
Günviran
Kulfallar
Yakaderecik
Aruklar
Hacı Kasım
Kuruca
Yeganlar
Aslıhanlar
Hacı Yakuplar
Kuzca
Yenice
Aydıncıklar
Haliloğlu
Kuzyaka
Yerme
Aydoğmuş
Harami
Küçük Oyumağaç
 
Bağluca
Hasbeğiler
Küçük Sarılar
 
Bahşayişler
Haydarlar
Küçükler
 
Balcılar
Hisarcık
Malkoç
 
Ballıcaklar
Hisaryakası
Mikail
 
Bayezidler
Hocaoğlu Sekisi
Ormenos
 
Beğdili
İbrahim Fakihler
Ortaviran
 
Belenalan
İnebeği
Osman
 
Büğrüce
İsa Kethüdalar
Oyumağaç
 
Büyük Mikail
İsaoğlu
Ozan
 
Cihanşahlar
İshaklar
Saçak
 
Cülahlar/Cullahlar
İshakşıhlar
Sakızcık
 
Çaldibi
İslamözü
Sarıyar
 
Çayır
İsrailler
Sarukaya
 
Çeği
İsrailler / Asma
Seydi Ahmedler
 
Çıkrıközü
Kabalar
Sobran
 
Çora
Kafiralanı
Sofılar
 
Dar/Körpeler
Kara
Sofular
 
Davutoğlanı
Kara Depe
Soku
 
Demürciler
Kara Horan
Solaklar
 
Depe
Karacalar
Sorka
 
Depe Mezra
Karacapınar/ Karacasu
Sülüklü
 
Dinek Sekisi / Dink Se
Karaköy
Sürmelü
 
Doğancıoğlu
Karalular
Şaban Fakih
 
Doğanoğlu
Karyağdı
Şadiler
 
 
1530 yılına ait Tahrir Defteri ile 1572 yılına ait 68 nolu Mufassal Tahrir Defteri ve h.1311/1893 tarihli Ankara Salnamesindeki köy adlarını bugünkülerle karşılaştırdığımızda kimileri çizelgelerde de görüleceği gibi bugünkülerle aynen çakışmaktadır. Bazı köy adları sanki Bizans´tan kalma gibi. Bazıları da çeviriden kaynaklanan nedenlerle bugünkülerle benzeşmiyor gibi görünse de, hece veya harf eksiği ya da fazlasıyla benzeyenlerde çok. Bazıları o yüzyıldan günümüze kadar isim değiştirmiş, bazıları ise doğal afetler ve göçler nedeniyle haritadan silinmiş olabilir. 1572 yılında göze çarpan köy ve mezra sayısının çokluğu ise 1530 yılında eksik yazımdan ya da mezraların yazılmayışından kaynaklanabilir.
 
1893 Tarihli Ankara Vilayeti Salnamesinde NALLIHAN’a bağlı köyler
 
Akçabayır
Kara
Akdere
Kavacık
Aksudivanı
Kavak
Akyar (Akbayır)
Kızılöz
Alan
Kozanlar
Aydoğmuş
Kozlu
Bağdereyi bala
Kulu
Bağdereyi zir
Kuruca
Bağlıca
Kuzucular
Belenalan
Mikail
Belenviran
Nabi
Beydili
Nallıderesi
Boyaz (Buyaz)
Osman
Buruncuk
Oymaağaç
Cendere
Ozak (Uzak)
Civeler
Ömerşıhlar
Çayır
Öşürler
Çekmür (Çekmer)
Sarıkaya
Davutoğlan
Sarılar
Eğri
Soğukkuyu
Emremsultan
Subaşı
Epceler
Suviranıkebir
Eycik (İcik)
Suviranısağır
Eymir
Sürüm
Fasıl
Şıhlar (Şeyhler)
Geredere
Tekfurlar
Gölcük (Karahisar)
Tekke
Gölcük (Nallı)
Tepe
Harami
Timur
Hıdırlar
Ulu
İnce
Yenice
İslamalan
 
 
h.1311/1893 Tarihli Ankara Vilayeti Salnamesinde köy sayısında büyük azalma var. Salnamenin 266. sayfasında Nallıhan´ın 60 köyü olduğu yazılmasına karşın, 333. sayfasında 63 köy yazılıp sıralanmıştır. 1572 Tarihli Tahrir defterinde adları geçen, bugünde aynı adla varlıklarını sürdüren bazı köylerin adını 1893 Tarihli salnamede göremiyoruz. Örneğin; Arkutça, Ozan, Sarıyar ve Sobran köylerinin adı 1572 tarihinde var, 1893 tarihinde yok. Bunun nedeni yazım ya da çeviri hatalarından kaynaklanıyor olabilir.
 
Vakıflar Genel Müdürlüğü Vakıf Kayıtlar Arşivinde NALLIHAN
NASUHPAŞA VAKFI
Nasuh Paşa’nın Halep´ten dönerken Nallıhan´da yaptırdığı yapıları vakfettiğine ilişkin, Vakıflar Genel Müdürlüğü Vakıf Kayıtlar Arşivinde bulunan h. 1022 / m. 1613  tarihli 585 nolu defterin 42. sayfa 45. sırasında kayıtlı bulunan Nasuhpaşa Vakfına ait vakfiyenin özeti:
"Bursa Sancağı’na bağlı Karahisar Neallu Kazası’nda, Nallı Boğazı’nda Ulaşlar Köyü arazisinden ayrılan arsa üzerinde, yapımı h.1015/m.1595´te biten, han, hamam, cami ve mektebin vakfedilmesi için Nasuh Paşa, h.1022/m.1613´de Anakara Valisi Mustafa Paşayı görevlendirir. O da Tatar Ali Çavuşu mütevelli tayin eder ve binaların vakfedildiğini mahkemede doğrular." (6)
Yukarıdaki alıntının  Türkçe tercümesi  Vakıf Kayıtlar Arşivinde bulunan 2221 nolu defterin 160 s. 146. sırasındadır.
“Nasuh Paşanın bu hizmetlerine karşı padişah tarafından; Sobran, Hocaoğlu Sekisi, Dinek Sekisi, Karadepe, Kızılcaviran, Düdükçübaşı, Aslıhanlar ve Kiçibeğler köyleriyle bazı çiftliklerin gelirinin, bir kısmı vakfın yaşaması için bir kısmı da kendisine verilmiştir.” (7)
 
() Hüdavendigar Vilayeti: Osmanlı Döneminde Bursa, Bilecik, Kütahya, Balıkesir illerini içine alan   ve merkezi Bursa olan vilayet.
 
(1) Belgelerle Nallıhan s.6, Devlet Arşivleri Gn. Md.lüğü Hazar Reklam 2010
   “Tahrir Defterleri, Osmanlı yönetimi tarafından 15. ve 18. yüzyılları arasında vergilerin sağlıklı toplanabilmesi ve devlete karşı olan yükümlülüklerin takip edilebilmesi için tutulmuş sayım defterleridir. Osmanlı Devleti, bu defterlere, vergi mükellefi kişileri, gelir getiren menkul ve gayri menkulleri, vakıf mallarını, vergiden muaf olanları ayrıntılarıyla kaydediyordu. Bu defterler 30-40 yılda bir yenileniyor ve güncelleniyordu. Verdikleri bilgiler açısından Tahrir Defterleri, bir çeşit nüfus sayımı defteri de kabul edilebilir.” Aynı kitap.
 
(2) Belgelerle Nallıhan s.8, Devlet Arşivleri Gn. Md.lüğü Hazar Reklam 2010
 
(3) Devlet Arşivleri Gn. Md.lüğü 166 Numaralı Muhasebe-i Vilayet-i Anadolu Defteri s.89-112
 
(4) h.981/1572 Tarihli 68 nolu Mufasal Tahrir Defteri, Tapu Kadostro Gn.Md.lüğü arşivi
     Köy isimleri dışındaki çeviriyi, anılan Gn. Md.lük çalışanı Orhan Özdil yapmıştır.
 
() Nüfusa neferler dahil edilmez. Nüfusu hesaplamak için, hane ve ehl-i berat sayıları 5´le çarpılarak mücerretle (bekarlarla) toplanır.
 
(5) Burada Köy ve Mezra isimleri -Ö.L.Barkan’ın -Hüdavendigar Livası Tahrir Defterleri TTK Ankara 1988- kitabından alınmış ve afabetik sıraya konmuştur.
 
(6) Vakıflar Gn. Md.lüğü Arşivi h.1022 Tarihli 585 Nolu Defter
 
(7) Ömer Lütfi Barkan Hüdavendigar Livası Tahrir Defterleri s.636 TTK Ankara 1988
 

 

 

 

 

 

          NASUH PAŞA

1599 yılında Osmanlı-İran Antlaşmasını yaparak Bağdat´tan eski ipek yolunu takiben İstanbul´a dönerken Nallıhan İlçe merkezinin bulunduğu yerde konaklar. Bir vadi içindeki bağlık, bahçelik ve ormanlık bu alan çok hoşuna gider. Buraya kırk odalı bir han, bir hamam ve bir camii yaptırır. O günden itibaren ilçe merkezi burada gelişerek büyür. Osmanlı İmparatorluğunun önemli vezirlerindendir.

1611’de Kuyucu Murat Paşanın ölmesi üzerine  sadrazamlığa getirildi.1599 da İran’la barış antlaşması imzaladı.Padişahın (Ahmet 1)kızı Ayşe Sultanı nikahlayarak saraya damat oldu.Padişaha yapılan bir ihbar sonucu öldürüldü.

ÇANDARLI ALİ PAŞA

Surlarla çevrili olan İznik ilçesinin doğusunda, surların dışında uzun yıllar Müslüman mezarlığı olarak kullanılan kısımda Abdülvahap Sancaktarı´nin mezarına giden yolun üzerinde, mezarlık içindedir. Türbe iki farklı zamanda inşa edilen, değişik ölçülere sahip iki ayrı mekandan oluşmaktadır. İlk inşa edilen batıdaki 6,75 m. iç kenar uzunluğuna sahip kare planlı olandır. Köşelerdeki iki dilimli üçgenlerle oluşturulan oniki dilimli kaideye oturtulmuş kubbeyle örtülüdür. Kubbenin orta kısmı açık bırakılmış olup, gün ışığının ve yağmur damlalarının mezarlara düşmesi sağlanmıştır. Bu odada dört pencere ve bir müşterek kapı bulunmaktadır. Duvarlar tek sıra moloz taş, bazen tek, bazen üç sıra tuğla ile örülmüştür. Bu türbe kasnağı duvarla aynı yüzdedir. Köşelerdeki meyilli kısımlar kiremitle örtülüdür. Bu kısma kapı boşluğundan girilince güneyde Ali Paşa´nın, kuzeyde Hayreddin Paşa´nın mezarları görülür. Bunlar dikdörtgen prizma şeklinde ve mermerden büyük bir kaide üzerinde baş ve ayak uçlarından dikine mezar taşlarıyla sandukadan oluşmaktadır. Halil Hayreddin Paşa´nın mezarının ayak ucundaki taşının iç yüzündeki kitabede; "Hayreddin Paşa yediyüz seksendokuz (H.789 - M.1387) yılında Serez şehrinde yokluk evinden beka evine göç etti." Dış yüzündeki kitabede; "Ayın çarşamba günü Mehmed, Hazreti Mevlâ´ya kavuştu, ilk bahara müsadif rebülevvel ayında yer, gök ehli O´nun için kan ağladı. O´nun ruhu cennete gitti." yazılıdır. Mezarın baş taşının iç ve dış yüzeyleri ile sandukanın yüzeylerinde dualar yazılıdır. Ali Paşa´nm mezarına ait ayakucundaki taşın dış yüzünde; "Vezirlerin efendisi ve halkın eşrafının sığınağı Hayreddin Paşa oğlu Ali Paşa, Allah her ikisinin de mekanını cennet etsin, hicri sekiz yüz dokuz (H.809 - M.1406) senesinin recep ayının yedinci günü cumartesi, yokluk evinden sonsuzluk evine göçtü" yazılıdır. Aynı bölümdeki üçüncü mezarın Halil Hayreddin Paşa´nın (H.832 - M.1430)´da ölen oğlu İbrahim Hayreddin Paşa´ya ait olduğu bilinmektedir. Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa, Osmanlı İmparatorluğu´nda önemli yeri olan Çandarlı sülalesinin en büyüğüdür. Babasının adı Ali´dir. Nallıhan´ın Cendere Köyündendir. Osmanlı Beyliği´nin kuruluşunda önemli roller üstlenen ahî teşkilatındandır. Osman Gazi´nin kayınpederi Şeyh Edebâli´nin akrabasıdır. Vezirlik unvanını alana kadarki adı Kara Halil, vezirlikten sonra Hayreddin Paşa olmuştur. Kara Halil, Osman Gazi tarafından Bilecik kadılığına getirilmiş, İznik fethedildikten sonra buranın kadılığını, sonra da Bursa kadılığını üstlenmiştir. Bu görevi l. Murad tahta çıkana kadar devam etti. Osmanlı İmparatorluğu´nun ilk düzenli askeri birliğini kurdurdu. Daha sonra Yeniçeri Ocağı´nın kurulmasını sağladı. Kazaskerliğin oluşturulması üzerine 1362 yılında Kazasker tayin edildi. Askeri seferlere katıldı. Kara Halil Efendi, Hayreddin Paşa lakabıyla 1364 yılında vezirliğe yükseldi. Batı Trakya ve Makedonya´nın Osmanlı topraklarına katılmasını sağladı. Kavala, Drama, Serez ve Selanik´in zaptedilmesi onun zamanındadır.Görülüyor ki Hayreddin Paşa hem vezirliği hem de ordu komutanlığını birlikte yürütmüştür. Osmanlı maliye ve hazinesinin kurucusudur. 1386 yılında Ohri ile Kuzey Arnavutluğu Osmanlı topraklarına katmıştır. Hayreddin Paşa, yüksek öğrenim görmediği halde aklı ve tedbirli davranışlarıyla ülkenin gelişmesine büyük katkıları olmuş, l. Murad´ln başarısında en önemli rolü oynamıştır. (H.789 - M.1389)´da Serez´de vefat eden Paşa´nın cenazesi, İznik´e getirilerek bugünkü türbesine defnedilmiştir. Çandarlı Ali Paşa, Halil Hayreddin Paşa´nın büyük oğludur. 1381 yılında Kazasker olarak görev yapan Ali Paşa, Sultan l. Murad´ın Karamanoğlu Seferine vezir olarak katılmış ve burayı tekrar Osmanlı topraklarına dahil etmiştir. Genç Vezir-i azam Çandarlı Zade Ali Paşa 1388 yılında Balkanlar´da Osmanlı aleyhine başlayan gelişmeler üzerine büyük bir ordu ile Bulgaristan´ı aldı. 1389´da l. Kosova Savaşı´na ordu merkezinde, Padişahın yanında katıldı. Savaş kazanıldı. Fakat l. Murad´ın haince şehid edilmesi üzerine tahta Yıldırım Bayezıd geçti. Ali Paşa´nın komutasındaki bir ordu ile İstanbul´u karadan kuşattı. 1393 yılında Niğbolu Savaşı´na katıldı. Zafer kazanıldıktan sonra İstanbul kuşatması güçlendirildi. Doğuda beliren Timur tehditi nedeniyle gözler buraya çevrildi. Ali Paşa padişahı itidale davet etti. Timur´a karşı daha çok savunmada kalınmasını, Timur ordusunun Anadolu içlerine çekilerek oyalanmasını, iyice yıpratıldıktan sonra son darbenin vurulmasını tavsiye etti. Yıldırım´ın kendisine fazla güvenmesinden dolayı, bunu kabul ettiremedi. Ali Paşa, Ankara Savaşı´nda ordunun merkezinde yer aldı. Osmanlı ordusundaki kuvvetlerin beklenmedik şekilde bir kısmının Timur´un yanında yer alması üzerine, savaşın kaybedildiğini sezen Ali Paşa, Şehzade Süleyman ile Bursa´ya oradan da Edirne´ye çekildi. Burada Emir Süleyman Çelebi hükümdarlığını ilan etti. Ali Paşa´da Vezir-i azamlığa getirildi. Başarısız Bursa seferi ardından hile ile Ankara Kalesi alındı.

 

 

Çandarlı Zade Ali Paşa 1406´da Ankara´da vefat etti. Çok değerli bir devlet adamı olan Ali Paşa aynı zamanda birçok savaşa katılmış kıymetli bir komutandı. Ali Paşa çok cömertti. Vezirliğinde iç oğlan teşkilatını kurdu. Ankara Savaşı´nda ilk kez paralı asker uygulamasını başlattı. O üç padişaha, toplam 18 yıl vezir-i azamlık yapan alim, teşkilatçı, kudretli bir devlet adamı, diplomat ve savaşta hileyi mubah sayan bir kişiydi. Naaşı İznik´e getirilip, babasının türbesine gömüldü. Bu türbeye daha sonra ilave edildiği anlaşılan ikinci bölüm içten 7,40 x 7,60 m. boyutlu olup, birbiriyle bir kapı ve pencereyle irtibatlıdır. Bu büyük bölümü bağlayan kapı, birinci türbe mekanının orijinal giriş kapısıydı. Büyük bölümün kubbesi üçgenli bir kuşağın taşıdığı kasnağa oturmaktadır. Üç pencereyle bir müşterek pencere, kapı ile türbeye girişi sağlayan kapıdan oluşmaktadır. Duvarları tek sıra moloz taş ve tuğla ile örülmüştür. Kubbe kasnağı oniki köşelidir. İki sıra kirpi saçaklıdır. Ana giriş dıştan kemerli çökertmeli sahadadır. Kapı ve pencere üstten yalancı kemerle sınırlanmış, üzengi ayakları boştadır. Girişin önünde sonradan dikilmiş iki sütun yer almaktadır. Dıştan bakıldığında iki ayrı mekanın farklı yükseklikleri belirgindir. Küçük mekanın boyutu diğerinin kubbe başlangıcına ulaşmaktadır. Batı mekanında kitabesi bulunmayan iki büyük boyutlu erkek, sekiz kadın ve altı tane de çocuk mezarı basit olarak yapılmıştır. Bazı kaynaklarda bu mezarların Halil Hayreddin Paşa sülalesinden gelip 1439´ da ölen Fatma Hatun, 1493 yılında vefat eden Davut Çelebi, 1561´de ölen Sili Han, 1785´te ölen Osman Bey, 1789´da vefat eden Ali Bey ile 1835´ te ölen Azime Hatun´a ait olduğu kayıtlıdır.